Kazakistan’ın bağımsızlığının 28. yılı; Kazakistan Büyükelçiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TÜRKSOY Vakfı tarafından Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşen etkinlikle kutlandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Türk Keneşi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev Kazakistan Cumhuriyeti’nin 28. Bağımsızlık Yıldönümü nedeniyle düzenlenen konser etkinliğinde bir araya geldi. Harbiye’deki Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlikte yüzlerce Kazak vatandaş katıldı. Kazak ve Türk milli marşlarının okunmasıyla başlayan etkinlikte ilk konuşmayı Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly yaptı. Saparbekuly konuşmasında "Bağımsızlığımısın ardından Türkiye ve Kazakistan iki kardeş ülkenin samimiyetiyle birbirlerini desteklemiş ve zor günlerde başarılı bir sınav vermişlerdir. Dili, kültürü ve tarihi bir olan bu iki halkın binlerce yıl geriye dayanan ortaklığı Avrasya coğrafyası için de büyük anlamlar taşımaktadır." dedi. 

Saparbekuly’nin ardından mikrofonu alan İmamoğlu, “Bundan tam 28 yıl önce, 16 Aralık 1991'de Kazakistan bağımsızlığını ilan ettiğinde, ben, henüz İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünde öğrenciydim. Son sınıfı okuyordum ve Kazakistan’ın bağımsız bir devlet olduğunu ilk duyduğumda ne kadar heyecanlandığımı ne kadar çok mutlu olduğumu iyi hatırlıyorum” dedi. Kazakistan’ın bağımsızlığını dünyada tanıyan ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirten İmamoğlu, “Türkiye'nin uluslararası diplomasi alanında verdiği bu öncü karar hepimiz için bir gurur oldu. 28 yıl sonra bugün çok mutluyum çünkü, bağımsızlığından itibaren geçen bu kısa süre içinde kardeş Kazakistan çok ciddi bir kalkınma ve gelişme performansı gösterdi” diye konuştu. İmamoğlu, “İstanbul'a daha fazla Kazak yatırımı ve yatırımcısı çekmek için, daha fazla Kazak gencinin İstanbul'daki üniversitelerde öğrenim görmesi için, İstanbul ile Kazakistan'ın önemli kentleri arasında daha fazla kültür sanat iş birlikleri geliştirmek için, daha fazla Türk şirketlerinin ve Türk iş insanlarının Kazakistan'da sanayi, ticaret ve iş dünyasında yatırım yapmasını kolaylaştırmak için elimizden geleni yapmaya hazırız. Kazak kardeşlerimizin İstanbul'a daha fazla seyahat etmesi ve İstanbul'un güzelliklerinden yararlanması için de çalışmaya hazırız. Çünkü her ne kadar bugün iki ayrı devlet olsak da bizler, binlerce yıllık bağlarla birbirine kalpten bağlı olan, tarih boyunca tek bir milletin torunlarıyız. Bu yakın ilişkiyi çok güçlü bir şekilde yönetebilmeliyiz. Çağdaş dünyanın, iki çağdaş yüzü olmalıyız diye düşünüyorum. Bu iki ülkenin, çadğaş dünyanın çağdaş iki yüzü olması hem Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'sine hem de Nazarbayev'in Kazakistan'ına yakışır diye düşünüyorum. Bu vesileyle Kazakistanlı hemşehrilerimize 16 milyon İstanbullunun en kalbi duygularını, en sıcak duygularını iletmeyi bir borç biliyorum. Sizlerin bağımsızlığının 28'nci yıldönümünü yürekten kutluyorum. Nice yıllar, nice yüz yıllar bu kutlamaların en sıcak şekliyle devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Atatürk'ün Türk Cumhuriyetleri ile ilgili sözlerini paylaşan Kılıçdaroğlu “Kazakistan'ın bağımsızlığını, 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla elde ettiği doğrudur. Ancak, Kazaklar'daki özgürlük ve bağımsızlık ateşi, bu tarihten daha eskiye dayanır. 1986 yılının 16 Aralık tarihinde, Moskova'nın Kazakistan'ın yönetimine ve iç işlerine yapılan bir müdahale karşısında, Almatı şehrinde, tepkilerini dile getiren Kazaklar'ın eylemleri kısa zamanda yayılır ve büyür. Bu bağımsızlık arayışı sürecinde, o dönemdeki Sovyet yönetiminin askeri müdahalesiyle tam 174 kişi kısa zamanda hayatını kaybeder, yüzlercesi de yaralanır. Kazak dilinde Aralık ayının adı, Jeltoksan'dır. Nitekim bu olaylar da Kazakistan'ın yakın tarihine, '16 Jeltoksan olayları' olarak geçmiştir. 5 yıl Kazakistan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsız bir devlet olunca, yeni devletin Başkan'ı olan Nursultan Nazarbayev, Kazakistan'ın bağımsızlık günü olarak 16 Aralık'ı kabul eder. Dolayısıyla Kazakistan'da, 16 Aralık bağımsızlık günü hem bağımsızlık günüdür hem de bağımsızlık ateşinin yandığı bir gün olarak kabul edilir.” şeklinde devam etti.

Konuşmaların ardından Büyükelçi Saparbekuly, Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu'na geleneksel Kazakistan halk çalgıları hediye etti. 

Etkinlikte daha sonra Nur-Sultan Devlet Akademik Filarmoni Kazak Halk Müzik Enstrümanları Orkestrası, Korkıt Ata Tarihi Çalgılar Topluluğu ve Otağ Türk Dünyası Müzik ve Dans Topluluğu sahne aldı.

Sanat yönetmenliğini Prof. Dr. Aytkali Jayımov’un üstlendiği Nur-Sultan Devlet Akademik Filarmonisi’nin Kazak Halk Müzik Enstrümanları Orkestrası’nı Nurlan Bekenov yönetti. Korkıt Ata Tarihi Çalgılar Topluluğu’nun şefliğini ise Alkuat Kazakbayev yaptı. Konserde, Ata Destanı, Gönül Açar,  Köroğlu, Yar Yar, Aksak Kız, bir Dede Korkut eseri olan Yelmaya ve Katibim (Üsküdar’a Gider İken)'inde içinde olduğu yirminin üzerinde eser seslendirildi. Eserlere yer yer dans topluluğu eşlik etti.